Edebiyat

PİÇ'den HİÇ'e...


Merhaba Arkadaşlar,

Benim duyunca çok sevindiğim ve yazmaktan çok keyif aldığım bir konuyla baş başayız.Tiryakisi olduğum ,belirli aralıklarla okuduğum Hakan Günday’ın ‘’Piç’’ adlı romanı ‘’Hiç’’e dönüşüp beyazperdeye uyarlanıyor.Filmin senaryosunu Ümit ünal,yönetmenliğini ise Selim Demirdelen yapacak.



Hakan Günday okumaya bir arkadaşımın aşağıdaki yazıyı okutmasıyla başladım,pişman değilim bir daha olsa bir daha yaparım …

Kinyas ve Kayradan ;



‘’Benim adım kinyas. ismimi kendime ben verdim. bitmeyen bir öfke ve mutsuzluğun ifadesi. bütün insanlara kızgınım. yaşadıkları için. hayattan midem bulanıyor... ateşle oynarım. yeterince benzin ve karşımda oturan adamın ceketinin iç cebindeki çakmakla dünyayı yakabilirim.

benim adım neron. geceleri çaldığım arabalarla gezerim. tokyo'da doğdum. iki zenciye üç gram kokain karşılığında bileklerimi kestirdim. sabah uyandığımda okyanus beni yıkadı.

benim adım steve mcqueen. bütün bildiklerimi kusarak hayatta kalıyorum. david bowie'yi rüyamda gördüm. sabah bir gözüm yoktu.

benim adım kaygusuz abdal. tanrıdan vazgeçtim. ölmekten vazgeçtim. çünkü ölürsem ve yukarda beni ödül ve ceza sisteminin bekçileri bekliyorsa çok büyük kavgalar etmem gerekecekti. ölmek istemiyorum çünkü tanrıyı da öldürürüm diye korkuyorum. ve böyle bir vefata benden başka kimse dayanamaz. hayatımı diktiler. oysa ben yırtmak için çok uğraşmıştım.

benim adım deacn moriarty. 140'ı geçince direksiyonun üstüne yattım. beş bin film seyrettim. her şeyin farkına vardım. farkına varılacak bir şey kalmayınca sıradaki hayat gelsin dedim. ne gelen var ne de giden sadece kinyas ve ben.. kendimi tanıyamadım. zamanım olmadı. binlerce dilim pizza yedim. pepperonili ve siyah zeytinli.


benim adım houdini, ayak basmadığım yer kalmadı. kalan varsa onları da amuda kalkar geçerim! şiir yazdım. tam üç tane. birini rendeleyip makarna sosuma kattım. diğerini yakıp küllerini kum saatine koydum. zaman kazandım böylece. sonuncusunu ise şimdi yazdım. işte geliyor:

sözlerimin sonunu duymadığın zaman.
cümlelerimin sonunu duymadığın zaman.
değiştiriyorum son kelimelerimi.
değiştiriyorum sonumu."

'az yedim çok içtim.hala içiyorum.alkolü kendime yakıştırdım.her türlü uyuşturucadan tattım.bağımlılıktan nefret ettim.gitmemi, terk etmemi engeller diye.ne bir maddeye ne bir insana bağlandım.sırf bunu kendime kanıtlamak için eroin kullandım,aşık oldum.ikisini de arkama bakmadan bırakıp gittim.geçmişe tükürüp geleceği çiğnedim.dünyayı bir oyuncağa çevirdim.ayak basmadığım yer kalmadı. kalan varsa, onları da amuda kalkar geçerim!duvarlara,bedenime resimler çizdim.bir gün öyle bir gürledim ki önümde duran şarap kadehi çatladı.

benim adım hitler.kendi ordumu kurmak için bir sürü kadına tohumlarımı bıraktım..şimdiyse ağlıyorum.hepimiz için.çünkü hiçbiri işe yaramadı..’’


Bu yazıyı okuduktan sonra hemen gidip Kinyas ve Kayra’yı okudum,beğendim.Devamındaysa ‘’Piç’’.

‘’Piç’’ aslında bir romandan ziyade bugün yaşanan bir olaymış gibi seriliyor önünüze ne abartma nede gerçeklik dışı olgular var içinde.Caddebostan sahilinden 3 PİÇ var sadece…


Filmin çekileceğini ilk duyduğum da beni korkutan tek şey filmin, romandan uzak olmasıydı ama treaserlerı izlediğimde repliklerin aynı olduğunu gördüm,işte bu merakımı daha da uyandırdı. Aşağıda filmin bir treaserı mevcut izleyebilirsiniz.




Filmin çıkış tarihi henüz belli olmadığı için üzülerek paylaşamıyorum sanırım biraz daha bekleyeceğiz ama Tüyap Uluslar arası Kitap Fuarın da 25 Kasım Pazar 2012 saat 13.15-14.15 Hakan Günday’ın söyleşisi var orda öğrenmeye çalışırız artık …

Hepimize şimdiden iyi seyirler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder