21 Şubat 2013 Perşembe

Ne izlemeli ¿

Uzun süre sonra kendimde yazacak enerjiyi bulup bir şeyler karalamak istedim.Baktım ki bu aralar çok fazla dizi izliyorum ve paylaşmak istedim.

Öncelikle tarzı belirtmem lazım ki,bu önemli bi faktör;daha çok fantastik-bilimkurgu yapımlar hoşuma gidiyor.Tabi ki aksiyonda lazım ama fantastik diziler favorim diyebilirim...


1.Star Wars:The Clone Wars


Soundtracksız olmaz...
Bunların başında tabiki Lucas'ın efsanevi yapımı STAR WARS un 2 ve 3. bölüm arasını anlatan,Star Wars the Clone wars geliyor.Dizi animasyon (sevenleri için ne olduğu farketmiyor tabi :) ) 5. sezonun sonuna geliyoruz.Tek tek içeriği anlatmıcam tabi(anlatabilirim ama çok uzun sürer) ama özetle geçersek,yoğunlukla Jedi'lar(Anakin,Obiwan,padawan Ashoka vs.),Sithler (Grevius,darth maul vs) konu alsada arada bi kaç bölüm droidler can sıkıcı olabiliyor.Çok uzatmadan dizi star wars sevenlerin kaçırmaması gereken ayrıntılarla dolu.Son olarak ''May the Force be with you''


2.DEXTER


Dexter bence en sürükleyici dizilerden biri,çünkü insan kendini karakterlerin yerine koymadan edemiyor,dex'in(dexter morgan) olaylara bakış açısı,yorumlayışı,bazen hataları bile gerçek hayatta sorgulanabilir reel olaylar.İstemeden de olsa olayları bazen kendi hayatıma yorumluyorum garip dimi oysaki dex gündüzleri Miami metro polisinde kan şıçrama analisti,geceleri ise bir seri katil.Oysa ben sabah akşam aynı adamım,ama dizi kurgusu öyle güzel işlenmiş ki 2 kişilik bir hayat yaşayan(ve bir yanı katil olan) insanla siz yani izleyici farklı olaylar olsa da aynı düşüncelere sahip olabiliyosunuz.

Diziyi çok övdüm biliyorum ama hak ediyor dizi şuan 7 sezon (ben malesef bitirdim)8. sezonun son olacağı söyleniyor(yine malesef).Unutulmıyacak bir son ümit ediyorum.


Dexter MORGAN : ''Tonight's The Night''



'


3.SPARTACUS!


Spartacus ile ilgili çok bilgi vermeye gerek yok çoğumuz neredeyse hepimiz bu dizinin farkında ve hayranıyız.Ben bu dizi hakkında konuştuğumda izlemedim diyen nadir kişiye rastladım;bazıları da =) dizinin sezonlarını biriktirip izlicem ben diyor çabuk bitmesin diye :p ama herkez farkında.O yüzden ben  sadece kendi yorumumu yazıcam.

Dizi olabildiğince o çağın gerçekliklerini yansıtıyor(eveeet biliyorum çok fazla cinsellik var,aileyle izlenmiyor,hatta cnbce''e sansürlü haliyle bile izlerken babam bi afalladı :) ).Bu durum bence dizinin olumsuz bir özelliği değil aksine daha gerçekçi ve realist.Uzun süre daha ekranda görmek isterim,bu arada Cesar'ın diziye dahil olması daha da merak uyandırdı.



4.Falling skies


Bu dizi Dünyayı ele geçirmeye çalışan uzaylılarla yapılan mücadeleyi anlatıyor.Azınlık halde kalan insanoğlunun stratejisiyle aksiyon dolu sahneler göz önüne koyuyor.Dizi 2. sezonda olduğu için çok yorum yapmak istemiyorum çünkü şavaş filmleriyle ilgili her detay izleyici için önemli,oyüzden izleyip görmek lazım...

Benim gibi içerisinde uzaylı bulunan bilimkurgu severlerin kaçırmaması gereken bir dizi,ayrıca yapımcılığını Steven Spielberg'in yapması da dizinin ne kadar  kaliteli olduğunun bir göstergesi...
Umarım sonu Terranova'ya benzemez....





İzlediklerim bunlarla sınırlı değil fakat şuan yorum yapabileceklerim bu kadar,yazının devamında ''Misfist,Walking Dead,Supernatural,Revolution ve tabiki Game of Thrones'dan'' bahsedeceğim,şimdilik sezon arası :))

2 Kasım 2012 Cuma

PİÇ'den HİÇ'e...




Merhaba Arkadaşlar,

Benim duyunca çok sevindiğim ve yazmaktan çok keyif aldığım bir konuyla baş başayız.Tiryakisi olduğum ,belirli aralıklarla okuduğum Hakan Günday’ın ‘’Piç’’ adlı romanı ‘’Hiç’’e dönüşüp beyazperdeye uyarlanıyor.Filmin senaryosunu Ümit ünal,yönetmenliğini ise Selim Demirdelen yapacak.



Hakan Günday okumaya bir arkadaşımın aşağıdaki yazıyı okutmasıyla başladım,pişman değilim bir daha olsa bir daha yaparım …

Kinyas ve Kayradan ;



‘’Benim adım kinyas. ismimi kendime ben verdim. bitmeyen bir öfke ve mutsuzluğun ifadesi. bütün insanlara kızgınım. yaşadıkları için. hayattan midem bulanıyor... ateşle oynarım. yeterince benzin ve karşımda oturan adamın ceketinin iç cebindeki çakmakla dünyayı yakabilirim.

benim adım neron. geceleri çaldığım arabalarla gezerim. tokyo'da doğdum. iki zenciye üç gram kokain karşılığında bileklerimi kestirdim. sabah uyandığımda okyanus beni yıkadı.

benim adım steve mcqueen. bütün bildiklerimi kusarak hayatta kalıyorum. david bowie'yi rüyamda gördüm. sabah bir gözüm yoktu.

benim adım kaygusuz abdal. tanrıdan vazgeçtim. ölmekten vazgeçtim. çünkü ölürsem ve yukarda beni ödül ve ceza sisteminin bekçileri bekliyorsa çok büyük kavgalar etmem gerekecekti. ölmek istemiyorum çünkü tanrıyı da öldürürüm diye korkuyorum. ve böyle bir vefata benden başka kimse dayanamaz. hayatımı diktiler. oysa ben yırtmak için çok uğraşmıştım.

benim adım deacn moriarty. 140'ı geçince direksiyonun üstüne yattım. beş bin film seyrettim. her şeyin farkına vardım. farkına varılacak bir şey kalmayınca sıradaki hayat gelsin dedim. ne gelen var ne de giden sadece kinyas ve ben.. kendimi tanıyamadım. zamanım olmadı. binlerce dilim pizza yedim. pepperonili ve siyah zeytinli.


benim adım houdini, ayak basmadığım yer kalmadı. kalan varsa onları da amuda kalkar geçerim! şiir yazdım. tam üç tane. birini rendeleyip makarna sosuma kattım. diğerini yakıp küllerini kum saatine koydum. zaman kazandım böylece. sonuncusunu ise şimdi yazdım. işte geliyor:

sözlerimin sonunu duymadığın zaman.
cümlelerimin sonunu duymadığın zaman.
değiştiriyorum son kelimelerimi.
değiştiriyorum sonumu."

'az yedim çok içtim.hala içiyorum.alkolü kendime yakıştırdım.her türlü uyuşturucadan tattım.bağımlılıktan nefret ettim.gitmemi, terk etmemi engeller diye.ne bir maddeye ne bir insana bağlandım.sırf bunu kendime kanıtlamak için eroin kullandım,aşık oldum.ikisini de arkama bakmadan bırakıp gittim.geçmişe tükürüp geleceği çiğnedim.dünyayı bir oyuncağa çevirdim.ayak basmadığım yer kalmadı. kalan varsa, onları da amuda kalkar geçerim!duvarlara,bedenime resimler çizdim.bir gün öyle bir gürledim ki önümde duran şarap kadehi çatladı.

benim adım hitler.kendi ordumu kurmak için bir sürü kadına tohumlarımı bıraktım..şimdiyse ağlıyorum.hepimiz için.çünkü hiçbiri işe yaramadı..’’


Bu yazıyı okuduktan sonra hemen gidip Kinyas ve Kayra’yı okudum,beğendim.Devamındaysa ‘’Piç’’.

‘’Piç’’ aslında bir romandan ziyade bugün yaşanan bir olaymış gibi seriliyor önünüze ne abartma nede gerçeklik dışı olgular var içinde.Caddebostan sahilinden 3 PİÇ var sadece…


Filmin çekileceğini ilk duyduğum da beni korkutan tek şey filmin, romandan uzak olmasıydı ama treaserlerı izlediğimde repliklerin aynı olduğunu gördüm,işte bu merakımı daha da uyandırdı. Aşağıda filmin bir treaserı mevcut izleyebilirsiniz.




Filmin çıkış tarihi henüz belli olmadığı için üzülerek paylaşamıyorum sanırım biraz daha bekleyeceğiz ama Tüyap Uluslar arası Kitap Fuarın da 25 Kasım Pazar 2012 saat 13.15-14.15 Hakan Günday’ın söyleşisi var orda öğrenmeye çalışırız artık …

Hepimize şimdiden iyi seyirler...

Rc Model Araçlar




Merhaba arkadaşlar bloğun hobi kısmın da kendi  çapımda ilgilendiğim bi kaç hobi yer alıcak öncelikle bahsi geçecek konu RC Model araçlarla ilgili bilgi vereceğim.

RC, Radio Control anlamına geliyor yani radyo frekanslı, kumandalı arabalar.Bunlar,sokak tipi (touring), katılım tipi (gas on road) ve off road tarzı arazi olarak üçe ayrılmaktadır.Ayrıca yakıt tipine göre  kısaca EP = Electric Power, yani elektrikli ve Nitro metanol yakıtla çalışan motorlu kit model arabalar (kısaca GP = Gas Power, yani benzinli).



Rc kit modellerinde hem benzinli hemde elektriklilerin kendine özgü ekipmanları vardır ve bunları araba şasinin üzerine monte edilerek kullanılmaktadır. Kısaca; benzinlilerde tek silindirli değişik beygir gücünde (genelde 0,6 - 2,5 HP gibi) bu motorun karbüratörünü açıp kapayan servo ünitelerini (servo = mini redüktör görevi gören komuta edilen ünite) ön tekerlekleri sağ/sola çeviren diğer servoyu ve bu servoları besleyen pil grubu ile yakıt deposu, bunun dışında kumandadan gelen komutları servolara yönelten reciever (alıcı ) ünitesi araba şasisine monte edilmektedir. Aynı zamanda modifiye egzost (tuned pipe) kullanılarak motorda rezonans elde edilerek ses izolasyonu yapılmış olur, bunun aynı zamanda %10 gibi oranla hıza katkısı vardır. Benzinlilerde 4x4 kayış tahrikli veya şaft tahrikli hareket aktarım düzeneği seçeneklidir. Aynı zamanda çift ve üç vites seçenekleride mevcuttur. Profesyonel kit modellerde ekipman seçenekleride dahada artmaktadır. Elektriklilerde yine 4x4 hareket aktarımını kayış veya şaft ile olabilmektedir, bu seçenekler her imalatçı tarafından sunulmuştur.

Elektriklinin şaside elektrik motoru ki bunlar değişik bobin sarımlarında olmakta ve hız/tork güçleride buna paralel değişiklik göstermektedir, ayrıca bu motora gerekli amper akımı ile pilden aldığı elektrik voltajını gönderen Speed Control (yani hız kontrol) ünitesi montelidir. Bunun yanında yine ön tekerleri sağa/sola çeviren servo ünitesi, kumandadan komutlari alip servo ve speed control ünitesine yönlendiren reciever da montelidir, tabi gücü aldığı 7.2V aküde öyle. Elektriklilerde en önemli ünite speed control 'dur, bunlar mekanik ve elektronik olarak iki tipe ayrılır. Mekanik olanlar daha çok yeni başlayanlar için ve düşük güçteki motorlar içindir. Elektronik speed control üniteleri (yani ESC) yüksek performans motorları destekler ve genelde ileri seviye rc kit model arabalar ile uğraşanların tercih ettiği ünitedir. Bunun yanında elektrik motorlarida Stock motor ve Tuning motor olarak ikiye ayrılırlar. Stock motorlar genelde arazi tipi kit modellerde kullanılan tork gücü yüksek motorlardır, Tuning motorlarda el sarımı bobinli ve makine sarım bobinli olarak iki grupta yer alırlar, el sarımı olanlar rotorları balanslanmış olduğundan yüksek hız imkanını daha iyi vermektedir. Makine sarımı olan bobinli rotorlarda yüksek hız daha düşüktür ama motor ömrü uzundur.

Benzinli kit modellerde ebatlandırma vardır : 1/5 , 1/8 ve 1/10 yani gerçeğinin 5 kere küçültülmüşü 8 kere küçültülmüşü ve 10 kere küçültülmüşü. Boyları cm olarak 1/5 = 70-80 cm, 1/8 = 60-70 cm ve 1/10 = 35-50 cm arasında değişebilmektedir. Bunlar yine imalatçıların kendi ölçü standartlarına göre olmaktadır. Genelde kullanılan ve uluslararası katılımlarda kullanılan ebatlar 1/8 ile 1/10 'dur. 1/8 deki motor ve ekipmanı daha güçlüdür.

Elektriklilerde genel olarak 1/10 ve 1/12 ebatları mevcuttur. 1/10 'nun boyu benzinlideki gibidir. 1/12 ise 20-40 cm arasi boyunda olmaktadır.

Benzinli ve elektrikli kit modellerde kullanılan tekerlek, jant, rulman, vs. ekipmanlar yine kullanıcıların seçeneklerine sunulmuş çok değişkenli ürünler olarak mevcuttur.

Hem benzinlide hemde elektrikli kit modellerin gövde yani şasileri ile teker salıncak,
differansiyel , aksı tutan sehpalar değişik alaşımlı malzemelerden imal edilerek kit model araba kullananlara sunulmaktadır. Genelde yüksek teknoloji kompozit veya metal alaşım malzemeler kullanılmaktadır. Bu da radyo kontrollu kit model arabaları oyuncak olmaktan çıkarmaktadır.
''http://www.teamhondaturkey.com/forum/motorsporlari/rc_model_araba_nedir-t2892.0.html''

Model araçlar hobiler arasında en zevkli olanlardan biri bence fakat biraz maliyetli bir hobi öyle ahşap boyama gibi felan değil yani anlıyacağınız.Elektrikliler 140 $ civarından, benzinlilerde 600 $ dan felan başlıyor benim önerim elektrikli bir modelle başlayıp el alışkanlığı kazanmak çünkü gider 1000 tl verip 10 numara bir araç alırsınız fakat ilk gün şaseyi dağıtmak hiç birinin hoşuna gitmez.Eğlenceli olan bir kısmıda araca istediğiniz gibi modifiye sağlıyabilmenizdir.Hem iç aksam aracın yürür aksamı hemde tasarım ve görünüm olarak da değişiklere açıktır.Benim uzun süre kullandığım Traxxas Revo 3.3(oldukça üst bir model insan elinden bırakamıyor) üzerinde bizde bir kaç değişiklik yapmışdık oldukça keyifli vakit geçirmemizi sağlamışdı.Aracın üstü çok sağlam olmayan bir kaplama olduğu için içeriye çelik bar döşedik,resimleri ilerleyen günlerde paylaşırım.

Mevcut kullanan arkadaşlar ve yeni başlayanlar için yazının 2. kısmında güzel ve önemli paylaşımlar yapıyor olucam şimdilik bu kadar diyelim,hepinize şimdiden iyi eğlenceler.


Bu da bizim canavar =)

27 Ekim 2012 Cumartesi

CCNA KURSU

Merhaba arkadaşlar İstanbul üniversiteli arkadaşlar için Cisco Network Academy'nin hazırlamış olduğu kurs açılmıştır.Sektör bazında okuyan ya da çalışan arkadaşlar CCNA eğitiminin ne kadar faydalı olduğunun bilincindedir ama bilmiyenler için CCNA hakkında biraz bilgi vermek isterim.

CCNA eğitimi en basite indirgenmiş hali ile her yazılım ve networkcünün bilmesi gereken  temel ve ileri düzeyli uygulamaların eğitimini kapsar içerisinde '' network sistemleri,subnetleme,vlan,yönlendirme protokolleri vb, router ve switch konfigurasyonları ''  barındırır.Geniş kapsamlı bilgi için Cisco nun youtube kanalını paylaşıyorum buraya da göz gezdirebilirsiniz videolu eğitimler mevcut.

Ücret konusunda detaylı bilgim olmadığı için paylaşamıyorum fakat dışarı da oldukça maliyetli.Son olarak da detaylı bilgi için Cisco tarafından gelen maili ekliyorum arkadaşlar başvuru ve iletişim için aşağıdaki bilgilerden yararlanabilirsiniz.


‘’ Merhaba,

İstanbul Üniversitesi Cisco Networking Academy olarak yeni eğitim duyurusu ile karşınızdayız. Bu duyuruda yeni başlayacak olan Cisco Networking Academy CCNA kursuna kayıt yaptırmak isteyenlerin yapması gerekenler bildirilmektedir.

Eğitim 03-04 Kasım 2012 Cumartesi günü başlayacak olup dersler Cumartesi-Pazar günleri 10:00/14:00 saatleri arasında BİTA dersliklerinde yapılacaktır. Sınıf kontenjanı 10 kişi olarak planlanmıştır. Eğitime katılmak isteyenler rezervasyon işlemlerini tamamlamak için eğitime katılma isteklerini e-posta ile 
netacad@isuzem.com adresine bildirip komfirmasyon sürecini 2 Kasım 2012 Cuma gününe kadar tamamlamalıdır.’’ 

24 Ekim 2012 Çarşamba

Açılış Anonsu

Merhaba arkadaşlar, 

Bu benim ilk bloğum değil ama başarılı ve amacına ulaşan ilk bloğum olucağını düşünüyorum,tabiki sizlerin sayesinde.Amacım gündelik hayatta herkezin ilgi duyduğu , takip ettiği , merak ettiği olay ve konuları bilgim dahilinde paylaşmak.Onlar ne derseniz sosyal medya,teknoloji ve bilim,kültür sanat,edebiyat,hobi ve birazda mesleğim olan medikal .

Hepsinden gündemde olanları ufak ufak bilgimce yayınlıyacağım ama bence en önemlisi tanışıp kaynaşmak(maksat muhabbet dimi).

ilk yazımı burada bitirip diğer konular için çalışmaya başlıyorum,he bu arada emeği ve desteği için Yusuf KESGÜN'e teşekkürü borç bilirim.



Hade rastgele...